Türkiye Cumhuriyeti

Nürnberg Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

29 Ekim Cumhuriyet Resepsiyonu, 29.10.2014

Saygıdeğer misafirler,
Sehr geehrte Damen und Herren,

Türkiye Cumhuriyeti’nin 91. kuruluş yıldönümünü kutlamak amacıyla düzenlediğimiz Resepsiyonumuza hoşgeldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyor, katıldığınız için teşekkürlerimi sunuyorum.
Ich freue mich sehr, dass ich Sie heute abend zu unserem Empfang anlässlich des 91. Jahrestages der Proklamasyon der Republik Türkei als unsere Gäste begrüssen darf. Seien Sie alle ganz herzlich willkommen.
Öncelikle dün Karaman’da meydana gelen maden kazası nedeniyle duyduğumuz derin üzüntüyü dile getirmek istiyorum. Ümit ederim ki, madende mahsur kalan işçilerimiz en kısa zamanda kurtarılabilirler. Elim kaza nedeniyle resepsiyonumuzdaki müzik ve halkoyunları programlarını iptal ettiğimizi belirtmek istiyorum.
Şimdi sizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın dış temsilciliklerimize gönderdiği “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı”nı okuyacağım. Müteakiben mesajın Almanca tercümesi de okunacaktır.

“Sayın Başkonsolosum,

Görev yapmakta olduğunuz bu dost ülkede bulunan tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor; Cumhuriyetimizin kuruluşunun 91’inci Yıldönümünün ülkemiz, milletimiz, tüm dost ve kardeş ülkeler için hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 91. Yıl heyecanını bizlerle paylaşan dost ve kardeş ülkelerin temsilcilerine, onların nezdinde tüm dost ve kardeş halklara, temsilcilik çalışanlarımıza da bu anlamlı günümüzde barış ve dayanışma mesajlarımızı iletiyor, milletimizin en kalbi selamlarını gönderiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti, dünyada barışı, dayanışmayı, adalet ve refahı savunan; her ülkenin iç işlerine ve toprak bütünlüğüne saygı gösteren, uluslararası hukuku, evrensel insani değerleri, insan hak ve özgürlüklerini her şeyin üzerinde tutan bir dış politika anlayışına sahiptir.

91 yıl boyunca hassasiyetle muhafaza ettiğimiz ve savunduğumuz bu değerler, bugün ve bundan sonra da Türkiye dış politikasının sarsılmaz temel ilkeleri olacaktır. Türkiye, her meselede adaletin, hakkaniyetin ve barışın yanında yer almayı, mazlum ve mağdurlar için cesaretle hakkı savunmayı sürdürecektir.

Türkiye, istikrarla büyüyen ekonomisi, standartları yükselen demokrasisi, kararlı Avrupa Birliği Süreci, G-20 üyeliği, uluslararası platformlardaki etkin tutumuyla, bölgesel ve küresel barış için tecrübesini insanlık adına seferber etmekten de kaçınmayacaktır.

Bu düşüncelerle, orada yaşayan tüm vatandaşlarımızın, tüm kardeşlerimizin, akrabalarımızın Cumhuriyet Bayramlarını tekrar tebrik ediyorum.

Bu anlamlı günde, heyecanımıza ve coşkumuza ortak olan dost ve kardeş ülkelere, onların halklarına ve temsilcilerine, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyor; selam ve sevgilerimi yolluyorum.

Recep Tayyip ERDOĞAN
Türkiye Cumhurbaşkanı"

Saygıdeğer misafirler,
Verehrte Gäste,

Heute haben wir hochkarätige deutsche Gäste unter uns.
Als Vertreter der Bayerischen Staatsregierung ist Herr Dr. Markus Söder, Staatsminister der Finanzen, für Landesentwicklung und Heimat der Erengast unseres heutigen Empfangs. Seien Sie herzlich willkommen Herr Staatsminister.
Bei dieser Gelegenheit möchte ich mich beim Herrn Staatsminister für seine konstruktive Haltung gegenüber der türkischen Community und für die Unterstützung der deutsch-türkischen Beziehungen bedanken.
Herr Oberbürgermeister Dr. Ulrich Maly konnte wegen einem Auswertstermin heute leider nicht unter uns sein. Ich grüsse Herrn Fraktionsvorsitzenden Sebastian Brehm als offiziellen Vertreter der Stadt Nürnberg an diesem Abend.
Nach mir werden Herr Dr. Söder und Herr Brehm auch zu Ihnen sprechen.
Ebenfalls unter uns sind heute
die Mitglider des Bundestages
• Frau Abgeordnete Gabriela Haynrich und
• Herr Abgeordneter Uli Grötsch,
sowie
die Mitglider des Bayerischen Landtages
• Herr Abgeordneter Dr. Peter Meyer,
• Frau Abgeordnete Angelika Weikert,
• Herr Abgeordneter Stefan Schuster,
• Frau Abgeordnete Petra Guttenberger
• Regierungspräsident von Mittelfranken Herr Dr. Thomas Bauer,
• Regierungspräsident von Oberpfalz Herr Axel Bartelt,
• Regierungspräsident von Unterfranken Herr Dr. Paul Beinhofer,
• Herr Johann Rast, Polizeipräsident von Mittelfranken
• Honorarkonsuln
• Sowie Vertreter der Presse
und alle unsere deutschen Freunde, die ich hier aus Zeitgründen leider nicht alle namentich nennen kann, vielen herzlichen Dank, dass Sie heute unsere Gäste sind.
Sayın konuklar,
Resepsiyonumuzu onurlandırdığınız için, siz dernek başkanlarımızı, Belediye Meclisi üyelerimizi, Doktorlarımızı, Avukatlarımızı, Mühendislerimizi, Öğretmenlerimizi, DİTİB Başkanlarımızı, Din Görevlilerimizi, Basın mensuplarımızı ve Türk toplumunun diğer bütün kesimlerinin temsilcilerini saygıyla selamlıyorum.
Bildiğiniz gibi Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türk halkı Büyük Önderi Atatürk’ün liderliğinde zor koşullarda çok sayıda cephede aynı anda savaşarak bağımsızlığını kazanmıştır. 29 Ekim günü, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden dünya sahnesine bağımsız bir devlet olarak çıktığı günü simgelemektedir.
Bu nedenle, bütün Türk halkı için 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı çok büyük anlam ifade etmekte ve sevinç kaynağı teşkil etmektedir. Burada bir kere daha ulu önderimiz Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve bütün şehitlerimize şükranlarımızı sunuyor, kendilerini rahmetle anıyorum.
Sayın Bakan, değerli misafirler,
Nürnberg’de 1 Ekim 2013 tarihinde Başkonsolos olarak göreve başladığımdan beri gerek Alman makamlarından, gerekse başta görev bölgemizdeki dernek başkanlarımızdan olmak üzere toplumuzun her kesiminden samimi bir yaklaşım ve büyük destek gördüm. Bu vesileyle bugüne kadar bana sağladığınız destek ve yardımlarınız için teşekürlerimi sunuyorum.
Bir yıllık süreyi değerlendirdiğimde Türk toplumunun uyumu konusunda önemli gelişmeler sağlandığını söyleyebilirm. Burada doğan ve büyüyen gençlerimizi belirli bir yaşa geldiklerinde iki ülke vatandaşlığından birini seçmeye zorlayan Opsiyon modelinin kaldırılması olumlu bir adım olmuştur. Burada doğan ve büyüyen gençlerimiz artık hem Türkiye’yi hem de Almanya’yı anavatanları olarak görebileceklerdir.
Öte yandan, Almanya’da belirli bir süredir yaşayan ve çalışan Türk vatandaşlarına çifte vatandaşlık hakkı tanınması yönündeki beklentimiz devam etmektedir. Bu konuda önümüzdeki dönemde Alman makamları tarafından adımlar atılmasını ümit ediyoruz.
Diğer olumlu bir gelişmeyi ise geçtiğimiz Mart ayında Bavyera Eyaleti’nde yapılan yerel seçimlerde çok sayıda Türk kökenli adayın görev bölgemizdeki bir çok şehirde ilk defa Belediye Meclisi üyeliklerine seçilmeleri teşkil etmiştir. Aynı şekilde bugün aramızda bulunan Sayın Arif Taşdelen Eylül 2013’de düzenlenen seçimlerde Bavyera Parlamentosu üyeliği kazanan ilk göçmen kökenli siyasetçi olmuştur. Sayın Taşdelen’i saygıyla selamlıyorum. Kendisi birazdan kısa bir hitapta bulunacaktır.
Türk kökenli insanlarımızın Alman siyasetinde etkili hale gelmeleri gerek Almanya’nın gelişmesine gerekse Türk toplumunun uyumuna önemli katkı sağlayacaktır.

Bu bir yıllık sürede özellikle gençlerimizin Yüksek Öğrenime ve meslek eğitimine devam oranını yükseltmek amacıyla ilgili Alman kurumlarıyla işbirliği halinde çeşitli projeleri hayta geçirdik. Alman makamlarına bu konudaki yapıcı ve samimi yaklaşımları için teşekkür etmek istiyorum. Önümüzdeki günlerde de Türk dernekleri ve Alman kurumlarıyla işbirliği halinde yeni projeleri hayata geçirmeyi umuyoruz.
Bu güzel gelişmelerin yanı sıra bazı konuların Toplumumuzu belli ölçülerde rahatsız ettiğini dile getirmek istiyorum. NSU Davasının uzaması ve somut gelişme kaydedilememiş olması, son aylarda çeşitli şehirlerde camilere yönelik saldırıların vuku bulması, kamu kurumlarında isithdam edilen Türk kökenlilerin sayısında önemli artış kaydedilememesi ve bazı Türk çocuklarının çeşitli gerekçelerle ailelerinden alınması bu sorunların başında gelmektedir.
Değerli misafirler,
Türkiye ile Almanya dost ve müttefik iki ülkedir. 1763 yılında diplomatik ilişki kurmalarından sonra Türk ve Alman halkları arasındaki ilişkiler bütün alanlarda her geçen gün daha da güçlenmiştir.
NATO müttefiki olan iki ülke birçok uluslararası sorunun çözümü konusunda benzer görüşleri savunmaktadır. Almanya ile Türkiye arasındaki dostluk ve işbirliğinin güçlenmesi sadece iki ülke halkları için değil aynı zamanda bölgesel ve küresel barış açısından da büyük önem taşımaktadır. Türk ve Alman halkları arasındaki gelenksel dostluğun gelştirilmesi konusunda hepimizin üzerimize düşen sorumlukları yerine getireceğine inanıyorum.
Saygıdeğer konuklar,
Bu yılki Resepsiyonumuza bazı firmalar sponsorluk desteği sağlamışlardır. Sponsorlarımıza teşekkürlerimizi sunuyorum.
Resepsiyonumuza catering servisi sağlayan Wöhrdersee Hotel Mercure yöneticilerine de ayrıca teşekkür ediyorum.
Bütün Başkonsolosluk personelimiz Resepsiyonumuzun güzel bir şekilde gerçekleşmesi için büyük emek harcamıştır. Huzurunuzda hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Konuşmama son verirken hepinize bu önemli günümüzde bizleri yalnız bırakmadığınız için tekrar teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.