Türkiye Cumhuriyeti

Nürnberg Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

Başkonsolos Sayın Yavuz Kül Tarafından Kaleme Alınan "15 Temmuz Demokrasi Ve Milli Birlik Günü-türk Halkı'nın Büyük" Demokrasi Destanı" Başlıklı Makale , 12.07.2017

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

TÜRK HALKI’NIN BÜYÜK DEMOKRASİ DESTANI

 

Demokrasi aşığı milletimizin yazdığı muhteşem kahramanlık destanı sayesinde Türk Ulusu olarak büyük bir uçurumun kenarından döndüğümüz gün olan 15 Temmuz’un üzerinden neredeyse bir yıl geçti.

 

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından tasarlanarak, uygulamaya konan, ancak birlik, beraberlik ve dayanışma içinde defettiğimiz bu hain girişimin vuku bulduğu 15 Temmuz’u bugün “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak anıyoruz.

 

Neler yaşandı?

 

Peki, yaklaşık 1 yıl önce, 15 Temmuz günü neler olmuştu?

 

Hatırlanacağı üzere, 15 Temmuz akşamı, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere, ülkemizde ciddi bir hareketlilik yaşanmış; bu hareketliliğin, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanmış olan bir grup hainin darbe girişimi olduğu kısa süre içinde anlaşılmıştı. Nitekim aynı gece, savaş uçakları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığını ve çok sayıda diğer kamu kurum ve kuruluşunu bombalamış, protesto amacıyla sokaklara çıkan sivil vatandaşlara ateş etmiş, üzerlerine tanklarla yürüyerek tank paletleri altında ezilmelerine sebep olmuş, bu süreçte, 2.000’den fazla vatandaşımız yaralanmış, aralarında Sayın Cumhurbaşkanımızın çok yakın mesai arkadaşları ve akrabalarının da bulunduğu 250 vatandaşımız ve güvenlik görevlimiz şehit olmuştu.

 

Sayın Cumhurbaşkanımız aynı gece halkımıza demokrasi için sokaklara çıkma çağrısında bulunmuş,  demokrasimizi hain darbecilere karşı koruma çağrısı sosyal medya aracılığıyla da kısa sürede yayılmış, mucizevi bir şekilde milyonlarca vatandaşımız sokaklara inerek, tanklara karşı durmuş, yalnızca saatler içerisinde darbeyi engellemişti.

 

Darbe girişiminin ardındaki güç FETÖ…

 

Hain darbe girişimini planladığı ve uyguladığı ortaya çıkan FETÖ, esasen 15 Temmuz’a kadar, çok sayıda legal görünümlü illegal faaliyet gerçekleştirmiştir. Bu çerçevede, örgüt tarafından gerçekleştirilen birçok eylem arasında özellikle: Ülkemizin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve hükümet üyeleri başta olmak üzere, iktidar ve muhalefet partilerinden politikacıların, işadamlarının ve üst düzey bürokratların iletişimlerini kayıt ederek örgütün amaçları doğrultusunda kullanmak; kamu kurumları tarafından yapılan seçme sınavlarını manipüle etmek suretiyle örgüt üyelerinin kamu kurumlarına yerleşmesini sağlamak ve tutuklu örgüt üyelerinin serbest bırakılması için o sırada yetkisi bulunmayan diğer örgüt üyesi hâkimler tarafından tahliye kararları vermek sayılabilir.

 

15 Temmuz 2016 tarihinde de FETÖ, silahlı kuvvetler içerisinde yer alan asker üyeleri öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik yollar ile seçilmiş hükümetini ortadan kaldırmak amacıyla terörist bir kalkışmada bulunmuştur. Engellenen bu terörist kalkışma, FETÖ'nün arz ettiği tehlikeyi gösteren en önemli eylemidir.

 

Sözkonusu darbe amaçlı terör eylemi üzerine başlatılan soruşturmalar kapsamında düzenlenen ve halen devam etmekte olan operasyonlarda, şu ana kadar FETÖ üyesi onbinlerce kişi gözaltına alınmıştır. Darbe girişimine iştirak eden teröristlerin hakettikleri cezalara çarptırılmalarını teminen, çok sayıda ilimizde başlatılmış bulunan adli süreçler devam etmektedir. 

 

Sözkonusu darbe amaçlı terör eylemi amacına ulaşamamış ve bu terör eyleminin ardında yer alan FETÖ’ye ciddi bir darbe vurulmuşsa da örgütün sivil ve askeri bürokrasideki varlığı ile ülkemize yönelik tehdidi halen sürmektedir.

 

Bu nedenle, Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararı doğrultusunda darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi ve ülkemizde demokrasiye, hukuk devletine, vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için gereken adımları en etkin ve hızlı şekilde atabilmek amacıyla Bakanlar Kurulu kararıyla 21 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizin tamamında Anayasa'nın 120. maddesi uyarınca ilan edilen olağanüstü hal 90 günlük sürelerle üç defa uzatılmıştır. Olağanüstü hâl ilanının amacı, özgürlüklere müdahale olmayıp, hükümetin hızlı karar almasını temin etmeye dönüktür.

 

Batı’nın çelişkili yaklaşımı....

 

Ülkemiz, darbe girişimin ardında yer aldığı kesin bir şekilde ortaya çıkmış olan FETÖ’nün terörist niteliğini ve Fethullah Gülen’in gerçek yüzünü dost ve müttefik ülkelere uzun bir zamandan bu yana anlatmaya çalışmakta idi. Ancak, bu terör örgütüne ilişkin hassasiyetimiz, maalesef bir türlü anlaşılmamıştı. Bu çerçevede, dost ve müttefik ülkelerin, darbe teşebbüsü vesilesiyle gerçek yüzü bir kere daha ortaya çıkmış olan bu terör örgütüne yaklaşımının değişmesini ümit ettik. Ancak maalesef, aradan geçen 1 yıla yakın süreye ve darbe girişiminin ardında FETÖ’nün yer aldığına dair ortaya çıkan onca adli delile rağmen, bu bağlamda henüz önemli bir mesafe kaydedilememiştir. Bu durum, gerek Alman makamlarının bu ülkedeki FETÖ üyelerine yönelik yaklaşımı, gerek basın-yayın organlarının konuya ilişkin tutumu bakımından da geçerlidir.

 

Uzun bir demokrasi geleneğine sahip olan dost ve müttefik Almanya’nın Türk halkının birlik ve beraberlik içinde akamete uğrattığı kanlı terör eyleminin demokrasimize karşı bir darbe teşebbüsü olduğunu, demokratik seçimlerde halkın ezici oyuyla seçilen Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimize yönelik silahlı bir kalkışma olduğunu görmelerini ümit ediyorum. Unutulmamalıdır ki bu darbe girişimi başarılı olsaydı, büyük çabalarla bugünkü olgunluk seviyesine çıkardığımız demokrasimiz rafa kaldırılacaktı, binlerce insanımız hayatını kaybedecekti, temel hak ve hürriyetlerden ise hiçbir şekilde bahsedilemeyecekti.

 

Hain bir darbe girişimi olarak başladı, demokrasi destanı olarak sonlandı…

 

Hain darbe girişimine ilişkin alçak planların uygulamaya konulduğu ilk saatleri takiben Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine sokaklara dökülen vatandaşlarımız, Türk Milleti’nin hafızasında ilelebet yaşatılacak bir demokrasi destanı yazmıştır.

 

Bu destan, Türk Milleti’nin gerektiğinde tereddüt etmeden ülkesine, devletine, demokrasisine ve oylarıyla seçtiği liderlerine canı pahasına sahip çıkmaya hazır olduğunu, gelecek kuşaklarımızın geleceğine sinsi bir terör örgütü tarafından pranga vurulmasına hiçbir zaman rıza göstermeyeceğini ve bu ve benzeri terör örgütlerinin arkasında saf tutan iç ve dış mihrakların her türlü çabasını akamete uğratacağını haykırmıştır.

Bu destan ayrıca, mesele güzel Türkiye’nin ve yüce Türk Halkı’nın geleceği olduğunda, geriye kalan her şeyin teferruat olduğunu, Türk Milleti’nin gerektiğinde bu ortak ülkü ve hedef etrafında tek yürek ve tek yumruk olarak biraraya gelmeye hazır olduğunu da tartışmasız bir şekilde ortaya koymuştur.

 

Türk Milleti’nin darbe girişimi sırasında ve sonrasında ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu Yenikapı’da milyonlar olarak biraraya gelerek taçlandırması ise özellikle takdire şayandır. Yenikapı, Türk Milleti’nin hain darbecilere karşı tek vücut olduğu gerçeğine bir türlü inanmayanlara verilen güçlü bir mesaj olması bakımından da değer taşımaktadır. 15 Temmuz’un “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak ilan edilmesi ise bu bağlamda oldukça anlamlı bir seçim olmuştur.

 

Şehit ve Gazilerimizin kahramanlık destanı ve Nürnberg’li Şehidimiz Serhat Önder…

 

Demokrasi Şehitlerimizin ve Gazilerimizin bu büyük destanın mutlu bir sonla neticelenmesinde belirleyici bir rol oynadıklarını burada özellikle vurgulamakta yarar görüyorum. Demokrasi Şehitlerimiz ve Gazilerimiz, Türk Milleti ve Devleti’nin geleceği uğruna bedenlerini hainlerin kurşunlarına, tanklarına, helikopterlerine ve uçaklarına kalkan ederek, demokrasi destanımız içinde ayrı bir destan, yani bir kahramanlık destanı yazmıştır.

 

Nürnberg’li Demokrasi Şehidimiz Serhat Önder de bu kutlu şehadet yürüyüşüne katılmakta tereddüt göstermemiş, sergilediği bu büyük kahramanlıkla Başkonsolosluğumuz görev bölgesindeki Türk Toplumu’nun yanı sıra, tüm Türk Milleti’nin kalbinde taht kurmuştur.

 

Demokrasi Şehidimiz için 16 Temmuz 2016 tarihinde Başkonsolosluğumuz önünde, 22 Temmuz 2016 tarihinde de DİTİB Nürnberg’de düzenlediğimiz anma törenleri ile 18 Eylül 2016 tarihinde DİTİB Nürnberg Eyüp Sultan Camii’nde gerçekleştirilen Mevlit Programı’na vatandaşlarımızın büyük kalabalıklarla icabet ettiğini bizzat memnuniyetle gözlemlemiş, Başkonsolosluğumuz görev bölgesindeki Türk Toplumu’nun Serhat kardeşimizin aziz hatırasını güçlü bir şekilde sahiplenmesini takdir etmiştim.  

 

Bu vesileyle, “Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nü andığımız bu önemli günde, başta Serhat Önder kardeşimiz olmak üzere, hain darbe girişimi sırasında ve sonrasında şehit düşen tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza da şifalar diliyorum.

 

Yavuz Kül

T.C. Nürnberg Başkonsolosu